🔵 Akıncı-Güç Gençlik Hareketi'nden Son Hadiselere Binaen Basın Açıklaması
"Kurtuluş gözleyen gençliğe çağrımızdır!
Gelin hep beraber yağma düzenine, vurguncu kodomanlara ve sahte kurtarıcılara karşı; Akıncı Güç Gençlik Hareketi saflarında sistemli ve tavizsiz mücadeleyi inşa edelim."
— “Efendim, İslâm'ın bâtın yönü davası anlaşılmadan, Allah Resûlünün niçin baş ve son olduğu, topyekün zaman ve mekânın sahibi bulunduğu, İslâmî bir zaman anlayışı, tabiî ki tefekkür, giderek tarih anlayışı ve hürriyet davası, kader sırrı, amel mükellefiyeti anlaşılamaz değil mi?”
— “Fevkalâde!.. Sohbet, terkibî hükümlere aşina insanlar arasında olur; yoksa her sözünü izaha kalkarsan, ortada ne mevzu kalır ne bir şey... Bu ölçü içinde, İslâm'ın derinlik buudunu reddeden ahmakların hâlini söyleyeyim sana: Bir nevi, İslâm'ı reddeden İslâmcılar!.. Ruhsuz ruhçular!.. Ve, maddeciliğini ruhî çaba hakikatine borçlu mankafa maddecilerin, hiç olmazsa nisbî tutarlılıklarına karşılık, bunlarda hiçbir şey yok!.. “Bedahet” davasından anlamadan, “şekil” ve “ruh”, “kaal” ve “hâl”, “muhteva” ve “form” ilgisini tınmadan, “ilhâm” sırrını reddetmenin “vahy”i de red neticesine çıkacağını görmeden; ve “hâl” keyfiyeti olmazsa, Allah Resûlüyle herhangi bir adam arasında hiçbir fark kalmayacağını anlamadan, İslâm'ın derinlik buuduna karşı çıkan ahmaklar!..
Senin namazınla O'nun namazı arasındaki fark nedir? Şekilde mi? Allah'ın ahlâkıyla ahlâklanmak, nedir? İSLÂM KALBİN YOLUDUR, ölçüsü ne? Hâlleri, “hâl”i reddetmek olan budalalar...”
~Salih Mirzabeyoğlu, Necip Fazıl'la Başbaşa syf 289
Emîrü'l-mü'minîn, Rafizi terbiyecisi, ümmetin gururu, her daim biatlı olduğumuz Hazreti Yavuz Sultan Selim Han’ı rahmet, minnet, hasret ve gıpta ile yâd ediyoruz. 3 İhlas 1 Fatiha okuyalım inşaallah.
Yıl 2013.
AK Parti hükümetinin 35 yıllık terör belasından kurtulmak üzere Başbakan Erdoğan’ın “siyasi bedeli neyse öderim” dediği medyada “çözüm süreci” olarak anılan İmralı görüşmelerini başlattığı günlerdi. 21 Mart’ta Diyarbakır’da Öcalan’ın silah bırakma ve sınırın dışına çekilme çağrısını yaptığı mektubu okunmuştu. Türkiye’de pek çok iş insanı, akademisyen, siyasi ve sanatçı çözüm sürecine destek vermek üzere çeşitli bölgelerde fiilen görev almıştı. 35 yıllık kara bela neredeyse çözülüyor, Türkiye uluslar-üstü iktidarların bir prangasından daha kurtuluyordu.
Derken önce Suriye iç savaşında piyon olarak kullanılan vekil güçler ve uzantıları sokakları terörize etmek adına Reyhanlı’da bir katliam yaparak süreci baltalamak istediler. Saldırıda 53 kişi hayatını kaybetmiş yüzlerce kişi yaralanmıştı. Ülke bir anda yas ve endişe havasına büründü. Aynı ay içerisinde Gezi parkındaki bazı ağaçların kesilmesi bahane edilerek lümpen ergenler sokağa döküldü. Pek çok sanatçı, oyuncu, müzisyen bu eylemlerde koç başı olarak kullanıldı. Türkiye 35 yıllık büyük bir beladan kurtulacağı esnada sokaklar yine karışmış bu sefer liberal/sol tandanslı kitleler manipüle edilmişti. Türkiye ekonomisi toplamda on yılda 100 milyar doların üzerinde bir kayıp yaşadı.
Tüm bunlara rağmen demokratik çözüm arayışında olan hükümet içerde farklı kesimlerin demokratik taleplerini de çözme eğilimindeydi ve ilk defa militarist bir gelenek olan andımızın zorunlu okutulmasına son verildi. Aynı zamanda kamuda başörtüsü yasağı kaldırıldı. Kasım 2013’te bu sefer FETÖ devreye sokuldu ve dershaneler üzerinden sahte bir kavga çıkarıldı. Esas mesele çözüm sürecinin akamete uğratılmasıydı.
FETÖ’nün PDY olarak isimlendirildiği günlerde, dershane tartışması üzerinden başlayan süreç 17-25 Aralık operasyonlarıyla emniyet-yargı cuntasına evrildi. Beklenti hükümetin tümden yargı eliyle düşürülmesiydi. Ocak 2014’te PDY terör örgütü olarak ilan edildi. Aynı ay MİT tırları hadisesi ile Türkiye köşeye sıkıştırılmaya çalışıldı.
Gezi parkında yanan çadırların emrini veren polisler de Oslo görüşmelerini sızdıranlar da 17-25 Aralık emniyet yargı cuntasının mimarları da MİT tırlarını durduranlar da FETÖ’ydü.
Ancak 2014’teki hem yerel seçimler hem CB seçimi AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan’ın zaferiyle sonuçlanınca FETÖ vites düşürdü. Bu sefer dışarıdan bir müdahale geldi. IŞİD’in Ayn El-Arab’ı kuşatması sonucu başlayan gösteriler sonucu 40’tan fazla kişi öldürüldü. Ölüm, kan, kaos ve çözüm sürecinin ağır darbe alması böylece sağlanmış oldu.
Bütün bunları neden anlattım?
Türkiye’de ötedenberi hakkı teslim edilmeyen bir fikir erbabını anmak ve hatırlatmak için: Salih Mirzabeyoğlu.
2013-2014 yılının bu ağır atmosferinde üzerine atılı suçların hiçbiri ispat edilemeyen (gerekçeli kararda aynen böyle diyor) yazar, şair, mütefekkir Mirzabeyoğlu’nu FETÖ’yle mücadeleyi başlatan ilk isimlerden biri olduğu için -özel izinle- BOLU F Tipi Cezaevinde ziyaret etmiş kendisiyle samimi bir röportaj yapmıştım.
Kendisi Necip Fazıl’la Başbaşa kitabını imzalamış ve şöyle yazmıştı:
“Tanışmaktan çok memnun olduğum Halil Kurbetoğlu’na… 9/1/2014, hayırlı, başarılı bir hayat dileğiyle. Bundan ümitvâr oldum!”
Ve konuşmamızın bir yerinde bana şöyle demişti: “Bunlar bitirilmeden terör bitmez, siz göreceksiniz!”
Bunlar dediği FETÖ idi.
Yıl 2026.
Mirzabeyoğlu göremese de (Aleyhirrahmetü ve’l-ğufran) FETÖ’den temizlenmiş Türkiye “Milli birlik ve kardeşlik” sürecini tamamlamak üzere.
PKK kendisini tasfiye etti, silahlar bırakıldı. Sürecin yasal zemini tamam.
Hepimiz sürece sahip çıkmak ve bir kez daha manipüle edilmesini önlemek zorundayız.
Vatanın gerçek evlatlarına minnetimizi kaybetmeden…
🔴İBDA-C KURUCUSU SALİH MİRZABEYOĞLU KİMDİR?
🎙️@aycasoylemez: 2013’te Ağbaba, Mirzabeyoğlu’nu ziyaret etti, raporunda “Majör depresyon raporu bulunan Erdiş, kendisine telegram işkencesi yapıldığı iddia ediyor” yazdı. Avukatı da elektromanyetik dalgalarla kendisine işkence yapıldığını öne sürdü. 2014’te yeniden yargılanıp tahliye edildi.
🔗https://t.co/KHztLJcWPo
“Bilmeyi bilseydin, Allah Resûlü’nün sünnet ve hadîslerini,
“O’nun ölümünün üzerinden 200-300 sene geçtikten sonra birileri toplamış!”
diye fare kafası ve kenef ağzıyla reddetmezdin.”
Salih Mirzabeyoğlu / Berzah sf; 137
Vatan , Müslüman için İslâm'ın hakim olduğu diyardır ve İslâm'ın hakim olmadığı yerde de , vatan mücadelesinden bahis, İslâm'ın hakimiyeti için mücadeledir...
~Salih Mirzabeyoğlu
MUHSİN YAZICIOĞLU SUİKASTINDA BYLOCK YAZIŞMALARI AÇIĞA ÇIKTI
"Tereyağından kıl çeker gibi iş halloldu"
📌 FETÖ’nün Hava Kuvvetleri mahrem imamı Adil Öksüz ile 152 kez irtibat kurduğu tespit edilen F-4 pilotu Ali Armağan’ın tutuklanmasıyla, Muhsin Yazıcıoğlu suikastının örgüt tarafından gerçekleştirildiği ve olay günü bölgedeki savaş uçaklarının kırıma doğrudan müdahil olduğu belgelendi.
📌 ByLock yazışmalarında "tereyağından kıl çeker gibi iş halloldu" ifadesiyle suikastı itiraf eden örgüt mensupları ve elebaşı Fettoş'un "ortadan kaldırın" talimatı, olayın devlet içine sızmış ihanet şebekesinin gerçekleştirdiği sistematik bir infaz olduğunu kanıtladı.
Fetö'nün Eski Sağ Kolu Latif Erdoğan;
"Mirzabeyoğlu denilince hafakanları tutar, yarım saat, bazen bir saat onun aleyhinde konuşur, gıyabında her türlü hakareti yapar ancak teskin olurdu."
"Mirzabeyoğlu yakalanıp hapse atılacak diye çok sevinmişti."
#15TemmuzDestanı
Sandılar yalnızlığımız
suskunluğumuz olacak
suskunluğumuzun bahanesi olacak
yalnızlık.
sandılar sesi soluğu çıkmaz
kolu kanadı kırık insanımın.
bilemediler dağın, taşın
açan tomurcuk, uçan kuşun
ak öfke kesileceğini...
Salih Mirzabeyoğlu
Fransız casusu, eşcinsel Pierre Loti'nin ismi hâlâ neden yaşatılıyor?
📌 İstanbul'un maneviyat merkezi Eyüp Sultan’da bugün bir garabet yaşanıyor; şehrin en mübarek tepelerinden birine, "Türk dostu" maskesi takmış bir Fransız casusunun ismi asılmış durumda. Bu şahıs, 1. Dünya Savaşı’nda Çanakkale’de Türk askerine karşı Fransa ordusunda yer almış ve "Osmanlı’yı öldürmek istiyorum" diyecek kadar kinini kusmuş bir düşmandır.
📌 Bu şahsın kendi iç dünyasındaki sapkınlıkları ve eşcinsel eğilimleri, Eyüp Sultan gibi Müslüman-Osmanlı kimliğinin merkezine zıt düşen bir profildir. Pierre Loti'nin İstanbul sevgisi, bir sanatseverlik değil, şehri talan eden bir "medeniyet hırsızlığıdır."
📌 Şehrin hafızasını söküp Fransa’daki evine taşıyan bu yağmacı; kaçırdığı çinileri, mihrapları ve mezar taşlarını kendi evinde bir "müze" gibi teşhir ederek Osmanlı’nın mahremine el uzatmıştır.
📌 Eyüp Sultan tepesi, büyük alim İdrisi Bitlisi'ye aitti. 1934'te bu hafıza silinerek yerine bu casusun isminin yerleştirilmesi, bu milletin izzetine vurulmuş bir hançerdir.
📌 Vakit, bu garabete son verme vaktidir. İstanbul’un silüetinde bir casusun ismi değil, bu toprakların gerçek sahibi olan İdrisi Bitlisi'nin adı yeniden yankılanmalıdır.
Haberin tamamı: https://t.co/ZfQ75Gq3vg
İslâm Nizâmının yeniden tesisi için İngiliz ajanlarına başkaldıran Şehîd Şeyh Said Hazretlerine rahmet, hürmet, minnet.
"— Diyarbakır’ı düşürseydiniz ne yapacaktınız?
— Orada tutunmaya bakacaktık. Ankara’ya yazacak, şeriat isteyecek ve anlaşma yolu arayacaktık."
“Kumandan Mirzabeyoğlu’nun "Elif: resim redd kökündedir" başlıklı eserinin 2. baskısı çıktı!
"Samimi edam, doğrudan doğruya resim sanatının kendine dair ufuk açıcı terkibî hükümler getirmiş olduğumu da söylemek hakkı veriyor bana; anlaması gerekenler anlayacak."
@KitabeviGolge