Veganlık ve evrim konusunda kaçırdığımız nokta, insanın ahlaki evrimidir. Bir aslan, dişisinin yavrularını öldürdüğü zaman bunu ahlaksızlık olarak değerlendiremeyiz, aynı şekilde geyiği yediği zaman da geyiğin menfaatine olmayan bir davranış +
I currently have three papers in review at "high impact" journals.
One of them has been sitting there for two years. In that time my daughter was born and learned how to walk, but apparently publishing a PDF was still not possible for me. For another one, after four months in review the editor told me they cannot find a second reviewer and asked me to suggest more reviewers. A third one sent me a message in 2026 saying the PDF I uploaded was larger than 10 MB and that I should please reupload everything to make the file smaller.
All of this just to eventually pay between 7,000 and 12,000 USD per paper so someone can officially approve that the science we do is "legitimate". Reminder: not a single reviewer will be compensated here.
I still don't understand how we as scientists can collectively be so smart when doing science and still tolerate a system like this when it comes to sharing our findings. We should move to preprints plus open review, whether human or AI, asap. So frustrated about it.
I'd suggest sharing your work on bioRxiv or medRxiv, reading and reviewing preprints when you can, and highlighting good research, especially if it is still a preprint. Try platforms like ResearchHub (that pay for peer review) and experiment with AI based reviewers for faster feedback.
Instead I read this as a proposed "revolutionary" measure:
So proud to see my friend @UOzkerim among this incredible #OncoAlertAF team! 🇹🇷
Can’t wait to follow all the groundbreaking science coming from #ESMO25 — see you in Berlin
In oncology, we celebrate drugs that add mere months — every day matters. The world strives to extend life, yet it seems we fight only for some lives. In Palestine, over 20,000 children and countless civilians have been killed. Moral hypocrisy. #Oncology#Gaza#Palestine
Amasya’daki Kral Et Entegre Merkezi’nde bir ineğin kafasına defalarca balta ile vurulması, eklemleri kesilerek ayağa kalkması engellenerek boğazından defalarca bıçaklanıp işkence edilerek öldürülmesi görüntüleri üzerine, bir ev hayvanını veya evcil hayvanı öldürme suçundan suç duyurusunda bulunduk.
Ancak hatırlatırız ki daha önce Mardin’de başına balyozla vurularak öldürülen bir boğayla ilgili olarak öldürme değil eziyet suçundan 1 yıl 6 ay yatarı olmayan hapis cezası verildi. Savcı tarafından Adana Et Kombinası’nda sopayla dövülen ineği öldüren kişilerin, aynı şekilde eziyet suçundan cezalandırılması talep edildi.
Çünkü bu hayvanlar, düzgün işlemesi için uğraşmak zorunda olduğumuz ama aslında hayvanların öldürülmesini meşru gören Hayvanları Koruma Kanunu’na göre bir “kesim hayvanı”... Zaten gözden çıkarılan bu hayvanların nasıl öldürülüleceği Kanun’da “hayvanı ürkütmeden ve en az acı verecek şekilde” sözleriyle düzenleniyor. Ancak yargı organları bu kriterleri dahi değerlendirmeden bu hayvanların canice hislerle öldürülmesini sadece eziyet suçu olarak sayıyor. O da kapalı kapılar ardında bu hayvanların başına gelenler bir şekilde kayda alınıp sosyal medyaya sızarsa...
Hayvanın ürkütmeden ve en az acı verici şekilde öldürülmesi gibi bir gerçekliğin olmadığını ise olayın görüntüleriyle, olaya ilişkin açıklamalarla bir kez daha görebiliyoruz. A Haber’e göre bir “yerel kaynak” diyor ki, "Hayvan ölüm koridorundan ters yöne doğru kaçıyor. Hayvanı sakinleştirmek ve etkisiz hale getirmek için yapılan bir şey. Yaşanan olayı biz de kesinlikle tasvip etmiyoruz."
İnek ölüm koridorundan ters yöne kaçıyor, çünkü yaşamak istiyor. Hayvanı sakinleştirmek ve etkisiz hale getirmek için tüm bu eylemler meşru görülüyor, çünkü dolaplarımızda ve tabaklarımızda tıpkı bu hayvan gibi öldürülmüş ve yaşamak isteyen hayvanların etleri var. Bu hayvanların her gün yaşadıkları bu “normal” karşısında şoke olmamızı gerektiren bir sebep yok. Ancak yapabileceğimiz çok şey var, ilki kendi tercihlerimizi gözden geçirmek.
Bugün bu olayın münferit olmadığını, mezbahaların ölüm koridorlarında neler olduğunu, eziyet edilerek öldürülen bu hayvana bunun yapılmasının tek sebebinin yaşamak istemesi olduğunu anlamak için biraz düşünmek yeterli. Bunları düşünmeyi hem Amasya’da öldürülen bu hayvana, hem de her gün farklı mezbahalarda ölen tüm hayvanlara borçluyuz.
Çünkü şiddettin kaçınılmaz olduğu mezbahalardaki hayvanlar, bizim izlemeye dahi dayanamadığımız acıları her gün yaşıyor ve yaşayacak.
#hayvanhakları için #veganol'un.
💡 Exciting breakthrough to kick-off the week! Researchers at @chalmersuniv & @goteborgsuni have developed an AI-based method that can rapidly & accurately assess chemical toxicity, reducing need for animal testing & aiding development of safer chemicals. https://t.co/cYPNESlaIy
Mart 2023’de HADMEK tarafından denetlenen “Saki Yenilli Deney Hayvanları Üretim ve Uygulama Lab. Tic. Ltd. Şti.”nin, kabul edilemez düzeyde olumsuz koşulları nedeniyle geçici/kalıcı kapatma kararı verildiği ancak şirketin yeniden çalışma izni için başvuracağı duyumlarını aldık.
Dokuz Eylül Üniversitesi’nin @universitemDEU hesabının sivil girişim olan @DeuDeneyeHayir a verdiği aşağıdaki cevabı hayretle okuduk. Gerçekle örtüşmeyen bilgilerle ilgili birkaç düzeltme yapmak isteriz...
Hem @ttborgtr hem de @merkezkonseyi ne yeniden soruyorum: HADMEK üyeliğinden çıkartılmanızı isteyen ve bunun için yeni yönetmelik hazırlayan @TCTarim yetkililerinden açıklama istediniz mi ve şu anda halen üyesi olduğunuz kurul toplantılarına katılıyor musunuz?
Partiden gelen öneriyi etraflıca düşündüm ve hayvan haklarının yasal zeminde korunması için TBMM'ye misafir olarak gitmenin bugüne kadar bir işe yaramadığı gerçeğinden hareketle; Muğla'dan TİP milletvekili aday adaylığı başvurumu yaptım.
KINIYORUZ.
Dernek olarak sokak ve bakımevlerindeki hayvanların deneysel ve bilimsel çalışmalarda kullanımına ilişkin bilgilere ulaşmak için Ulusal Tez Merkezi’nde rutin olarak taramalar yapıyoruz. 1/8
İki binlerin başından beri neredeyse tüm kişisel gelişim kitaplarında insanlara hep şunu yüklediler: en önemlisi sensin, senden iyisi yok, sen değerlisin, kendi gücünü keşfet, kendine dön, kendini sorgula, kendini iyiyleştir... İyi, güzel, kendimize döndük.
3 sene önce Basel’e gitmiştim arkadaşımın yanına. Kendisi İntörn doktordu o dönem. Acilde çalışıyordu. Türkçe öğreniyordu. Basel popülasyonunun %10’u Türk olmasına rağmen acile başvuranların neredeyse %50��si Türk demişti. Çünkü bizim için acilden daha sosyal bir ortam olamaz.
Meşhur ambulanstaki onko hastası acile bırakılmış. Acil servisler Türk sağlık sisteminin güvenlik müşiri, basınç emniyet valfi, tahliye borusu, sifon filtresi, kaçak akım rölesidir. Türk halkının kendini sağlık açısından güvende hissetmesini sağlayan koca bir illüzyondur ++
📌Atatürk'ün sağlığı neden kötüleşti?
📌Refik Saydam'dan Sadi Irmak'a Cumhuriyet'in tüm doktorları...
📌 Atatürk neden 'beni Türk hekimlerine emanet ediniz' dedi?
Dr. Gökhan Cebeci'den "Atatürk'ün Sağlığı ve Doktorları" kitabı sizlerle.
Temin etmek için⬇️
https://t.co/BXMvsLcozn