Hayatımın beş-altı yılı anayasa yargısı üzerine kafa patlatmakla geçti. Kulağa soyut gelebilir, ama Trump’ın milyarlarca dolarlık gümrük tarifelerini tek kalemde sıfırlayacak kadar somut bir konu.
ABD Yüksek Mahkemesi son kararının mürekkebi henüz kurumadan yorumum @EdebiHukuk
@MetinSAMANCI4 Eyvallah. (: Tezin başlığı, “anayasallık denetimine yapısökümcü bir bakış.” Ulusal yüksek mahkemelerin hak temelli içtihat hukukunu judicialization of politics fenomeninden hareketle ele alıyor, diyebiliriz özetle.
Tanıştırayım: Dr. Said Doğrul.
Buraları epeydir ihmal ediyordum, haberi artık vereyim. Doktora bitti. Ekim 2024 itibariyle, Zürih Üniversitesi’nden en yüksek onur derecesi « summa cum laude » ile mezun oldum. Yorgunum. Mutluyum. Yeniden Türkiye’deyim. Umutluyum.
@eminetontaak Teşekkür ederim. Alt başlığıyla birlikte, « A Deconstructive Look at Constitutional Review: towards the Rule of Law or the Rule of Judges? »
@MuhiddinTargan Haklısınız, “her şey değişir ve biz de onlarla birlikte değişiriz.” Dinlediğim birkaç grup post-rock kategorisinde sıralanıyormuş bu arada, biraz daha eşeleyeyim, teşekkürler tavsiye için.
Gecikmiş bir itiraf: galiba klasik müziği seviyorum. Duyguyu böylesine saf, rafine işleyen başka bir tür yok. Radiohead? I-ıh, ruhu Wagner kadar çitilemiyor hiçbiri. Müzik ruhun gıdasıysa, sağlıklı beslenme bu. Pür, katıksız.
Nihayet J. Orliński’ye rastladım. İlik mübarek.. yani, ses olarak. Canlı dinlemek de varmış kısmette. Enfesti. Tanışmayı hayal edemezdim yine de. Çıkışta bir burjuva kalabalığın arasına kaynadık, ayaküstü lafladık. Haftaya İstanbul'daymış, haberiniz olsun.
https://t.co/NxGFcvB75l
Çalışırken arkaplanda aça kapaya başladım, popüler bestecileri dinledim önce. Derken soprano vokallere sardım, bilhassa kastratoların hikâyesi ilgimi çekti. Bir ara Ortodoks ilahilerine bulaştım—ki Agni Parthene ile insan hakikaten aşka geliyor, Allah affetsin.