KAMUOYUNA DUYURULUR
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan Alevî-Bektaşî inancı ve kültürü eğitim modüllerinin kamuoyuna açıklanmasını kaygıyla takip ediyoruz.
Alevi-Bektaşi inancının tarihinin, edebiyatının, müziğinin, ozanlarının, ocaklarının ve dergâhlarının çocuklara ve toplumun farklı kesimlerine anlatılması, ilk bakışta olumlu görülebilir.
Ancak burada temel mesele, Aleviliğin kim tarafından, hangi anlayışla ve hangi yetkiyle anlatılacağıdır.
Çünkü Alevilik devlet tarafından yeniden tanımlanacak, biçimlendirilecek veya müfredatlaştırılacak bir ‘kültür’ başlığı değildir. Alevilik yaşayan bir inançtır.
Yolu, erkânı, ocakları, sürekleri, pir-talip ilişkisi, cemleri, hizmetleri, ikrarı, görgüsü ve rızalığı ile kendi tarihsel hafızasına ve inançsal bütünlüğüne sahip bir yoldur.
Bugün yaşananları tarihsel hafızamızdan bağımsız ele alamayız.
Osmanlı döneminde 1826’da Bektaşilik yasaklanmış, çok sayıda Bektaşi tekkesi kapatılmış, bazıları yıkılmış veya başka tarikatların kullanımına verilmiştir.
Yani mesele yalnızca tekkelerin kapısına kilit vurulması değildi.
Mesele, Alevi-Bektaşi yolunun kendi kurumları, kendi önderleri ve kendi erkânı üzerindeki iradesinin devlet eliyle sınırlandırılmasıydı.
Bugün ise farklı bir yöntemle aynı tarihsel anlayışın yeniden üretilmesinden kaygı duyuyoruz.
MEB tarafından “Alevi-Bektaşilikte Yol Erkân” başlığı altında 104 saatlik bir eğitim modülü hazırlanması ve bu eğitimi verecek kişilerin “usta öğretici” olarak görevlendirilmesinin öngörülmesi, bizim açımızdan ciddi bir inanç ve temsil sorunu yaratmaktadır.
Çünkü Yol-Erkân hizmetlisi olmak bir meslek değildir.
Mürşidin, pirin, dedenin, ananın, babanın, rehberin ve diğer hizmet sahiplerinin yol içerisindeki konumu devlet tarafından verilecek bir sertifika ile belirlenemez.
Bir devlet kurumu tarafından verilen “usta öğreticilik belgesi”, bir kişiyi Alevi yolunun inançsal taşıyıcısı yapmaz.
Aleviliği yalnızca “Anadolu irfanı”, “millî kültür”, “toplumsal birlik”, “kardeşlik” ve “değerler eğitimi” başlıkları altında ele almak, onun bir inanç ve yaşam yolu olduğu gerçeğini eksiltmektedir.
Bizim itirazımız çocukların ve toplumun Aleviliği öğrenmesine değildir.
Tam tersine, Alevi toplumunun kendi çocuklarına inancını, tarihini ve kültürünü aktarma hakkını savunuyoruz.
Ancak bu hakkın öznesi Alevi toplumudur.
Devletin görevi Alevilere Alevilik öğretmek değil; eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü ve laiklik temelinde herkesin kendi inancını özgürce yaşayabileceği koşulları sağlamaktır.
Alevi toplumuna çağrımız vardır;
Gün, yolumuza sahip çıkma günüdür.
Gün, Aleviliğin geleceğini devletin bürokratik mekanizmalarına bırakmama günüdür.
Gün, ocaklarımızı, dergâhlarımızı, cemlerimizi, erkânımızı ve inanç hafızamızı koruma günüdür.
Okullardaki zorunlu din dersleriyle, yıllardır süren inkâr ve yok sayma politikalarıyla ortadan kaldıramadığınız Aleviliği, bugün devlet eliyle hazırlanmış müfredatlarla yeniden biçimlendiremezsiniz.
Alevi toplumu buna rızalık vermez!
Alevilik Alevilerin Yolu'dur.
Bir sözümüz de bu süreçten kişisel çıkar sağlayanlara:
Tarih, rıza lokmasıyla yürüyenleri de yazar; saray sofrasında yolundan dönenleri de.
Bizim tarafımız bellidir:
Rıza lokmasının, hakikatin ve yolun tarafındayız.
Aşk olsun rıza lokması ile doyanlara!
ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU
AVRUPA ALEVİ BİRLİKLERİ KONFEDERASYONU
HACI BEKTAŞ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI
TÜRKİYE ALEVİ FEDERASYONU
ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ
PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ
AVUSTRALYA ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU
Suriye İnsan Hakları Topluluğu (AHRS)
Suriye'de Alevilere Yönelik Kitlesel Mülkiyet ve Insan Hakları İhlallerine Karşı
Acil yardım Çağrısı Yapıyor!
Suriye’de Alevilere yönelik saldırı, katliam ve mülksüzleştirme iddiaları derhal soruşturulmalı, katliam failleri yargılanmalı ve Alevilerin can güvenliği ile mülkiyet hakları uluslararası mekanizmalar tarafından güvence altına alınmalıdır.
#Suriye #SOHR #AHRS #İnsanHakları #Adalet #Lazkiye #Hama #Humus
KAMUOYUNA
BARIŞ, DEMOKRATİK TOPLUM, ANAYASA VE ALEVİLER FORUMU
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Yönetim Kurulu, 18-20 Eylül 2026 tarihlerinde Köln Genel Merkezi’nde yaptığı toplantıda; Türkiye’deki siyasal gelişmeleri, başlatılan Barış ve..
https://t.co/g8YblovQPA
Sivas Madımak Katliamı Dava dosyası yeniden açılsın...
Hollanda hükümeti, vatandaşına sahip çık.
Almanya, katilleri yargıla...
Maraş, Çorum, Gazi, Gezi, Suruç, 10 Ekim v.b bütün katliamlarla yüzleşilsin, hesaplaşılsın...
Özne biziz...
Her türlü nüfuz suistimalini yapan, kadınlara ve çocuklara zarar veren/vermekle tehdit eden erkek failler cezasızlıkla ödüllendirilirken; kadınların jet hızıyla tutuklanması veya farklı yaptırımlara maruz bırakılması cinsiyetçi yargının çifte standardıdır. #AhlakBekçiligineHAYIR
Dergahlar bizimdir; geri istiyoruz.
İşgale ve kayyuma son.
16 Ağustos Pazar Günü;
Bağlamalarımızla, semahlarımızla, deyişlerimizle Serçeşmemizde buluşacağız.
Gelin Canlar Bir Olalım!
İnancımıza, kutsallarımıza, inanç merkezlerimize sahip çıkalım...
Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!
Demek ki neymiş mesele özel uçak, konvoylar, davul zurna , şov, villa ödülleri , paralar değil mesele mütevazılık, disiplin, inanmışlık ve çalışmaymış .. Helal olsun kadın Voleybol Milli Takımımıza .. Gurur duyuyoruz!!!!
Biri ilk maçta elenir diğeri bileğinin gücüyle şampiyon olur 👍👏👏👏👏🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Cihatçı çetelerin yönetime getirildiği Suriye’de devam eden başlıca katliamlar bugün Şam’da sürüyor. Kimi yerde silahlarla, kimi yerde sopalarla döverek sokakta Alevi katleden gruplara cihatçı terör yönetimi rehberlik ve eşlik ediyor. Bu saldırıların acilen bağımsız biçimde soruşturulması ve sivillerin korunması gerekiyor.
@UNHumanRights@UN@UN_HRC@UNReliefChief@UNICEF@Refugees@UN_Women@WHO@ICRC@amnesty@hrw@CrisisGroup@EU_Commission@coe@OSCE
#Syria #Alevis #HumanRights #ProtectCivilians #StopSectarianViolence
#StopAlawiteGenocideInSyria